Brüksel

BELÇİKA,

Belçika, “gitmeyi çok istediğim ülkeler” listesinde olmasa da, Berlin’den İtalya’ya geçmeden önce, Eurolines ile “hadi bir uğrayayım” şeklinde bir fikirle, 2 gün geçirdiğim bir ülke oldu. Otobüs direkt Brüksel’e idi; bir günü buraya, diğerini de Bruges’e ayırdım.

Kaldığım “2GO4 Quality Hostel” oldukça merkeziydi, tren istasyonuna çok yakındı. Check-in saati sınırlıydı; sabah 7’de vardığımda resepsiyonda kimse yoktu mesela. Sosyalleşmek için uygun bir ortamı yoktu fakat temizlik yönünden iyiydi, sadece uyumak için bir yer arayanlara tavsiye ederim.

Haziran ayı olmasına rağmen çok soğuktu. Aşağıdaki fotoğraflarda gördüğünüz sweatshirtü oradan aldım 🙂 Yine de güzel biralar ve özellikle patates kızartması için katlanılabilir. Patatesler için çok güzel soslar yapıyorlar, içlerinde samurai favorim. Biralardan da Kwak ve Ciney beğendiklerim oldu.

Şansıma burada da Sandemans’ turları vardı; gittiğim gün direkt katıldım, benim gibi kısıtlı zamanı olanlar için faydalı olacaktır. Yarım gün Brüksel tarihi şehir turuna katılmıştım.

İkinci günümde ise Bruges&Ghent turu aldım; City Hall’da bulunan turizm bürosundan turlara bakabilirsiniz. Benim gideceğim gün sadece Bruges olmadığı için, iki şehri de kapsayan almak zorunda kaldım.

Ghent’te sadece çikolata dükkanlarını gezdim; yarım saatlik bir süremiz vardı zaten. Ardından otobüs Bruges’e hareket etti.

Bruges gerçekten de postcardlarda gördüğümüz gibi tam bir masal şehri. Kanal turu, şehir gezisine dahil değil, ayrıca satın almanız gerekiyor. Açıkçası çok da vazgeçilmez bir aktivite değil, onun için sıra bekleme yerine Bruges sokaklarını gezebilirsiniz. Çok güzel dükkanlar ve çikolatacılar var yine.

Tekrar gider miyim?
Pegasus’un İstanbul çıkışlı Brüksel uçuşları bulunuyor; bir hafta sonu için, çikolata-bira-patates üçlüsü hatırına gidilebilir 🙂
 Manneken Pis

Ghent
  Bruges
 
 

Yorum Yap

E-mail adresiniz gösterilmeyecektir.