Cote d’Azur Tatili

FRANSA,

Fransa ve hatta Avrupa sosyetesinin gözde tatil mekanı Cote d’Azur uygun bütçeli seyahat arayanlar için çok iyi bir seçim olmasa da, özellikle son yıllarda artan hostel sayısıyla en azından konaklama açısından alternatif sunuyor.

Mayi kıyı anlamına gelen Cote’ D’Azur bölgesinin baş şehri Nice olarak biliniyor. Cannes, St. Tropez, Monaco ve Antibes gibi civar kentlere de Nice üzerinden kolayca ulaşabilirsiniz. İstanbul’dan direkt uçuşla Nice’e 3 saatte ulaşmak mümkün. Nice Havalimanı şehir merkezine yaklaşık 20 dakika uzaklıkta ve shuttle ile kolayca gidebilirsiniz. Shuttle 6 Euro.

Ben de haftasonunu Lyon’da geçirdikten sonra, trenle Nice’e geçtim. Yolculuk yaklaşık 4,30 saat sürüyor. Tren biletimi Raileurope.com üzerinden, seyahatten 3 ay önce 34 Euro’ya almıştım.

Hostel Meyerbeer Beach‘te 4 gecelik rezervasyon yapmıştım. Seyahatimin ana amacı plaj olmasa da, sahile yakın bir yer olduğu için burayı seçmiştim. Keza konumu çok iyiydi. Yaklaşık 5 dakikada Promenade’a ve tabii sahile ulaşıyorsunuz. Biraz pahalı ama bölgenin genel fiyat politikasını düşününce, pek fazla seçenek kalmıyor.

Ne yapmalı:

Plaja gitmek dışında, yapılabilecek çok şey var aslında. Civardaki birçok kent ve kasabaya günübirlik gezileri tatil planınıza dahil edebilirsiniz.

Daha önceden planladığım gibi, yarım günlüğüne Monaco’ya gittim. Liman yakınlarındaki duraktan, 100 no’lu otobüse binip Monte Carlo durağında inebilirsiniz. Yol, otobüsle yarım saat sürüyor; tren de bir seçenek ama otobüs yolu daha iyi bir manzara sunuyor elbette.

Monte Carlo’da yaklaşık 5-6 saat geçirebildim ve casinoyu ziyaret etmek, liman boyunca yürümek dışında pek bir şey yapmadım açıkçası. Arada denize grime fırsatım da oldu. Zaten bu bölgede tatil yapmanın en büyük avantajı, plajların şehrin içinde olması ve sıkıldığınız anda denize girebilmeniz.

Ertesi gün Èze’ye gittim. Èze, tepede kurulu bir ortaçağ kasabası. Monaco’ya giden 100 numaralı otobüsle ulaşıyorsunuz, dolayısıyla aslında sabah burası öğleden sonra Monaco şeklinde bir plan yapılabilir. Burası özellikle Nietzsche’nin “Böyle Buyurdu Zerdüşt”ü yazdığı yer; hatta Nietzche yolu isimli bir patika var. Tepede botanik bir bahçe (Le Jardin Exotique d’Èze) ve fotoğraf meraklıların ilgisini çekecek bir manzara da var 🙂 Giriş 6 Euro.

Bu civarda en beğendiğim şehir ise Antibes oldu. Cannes’a giden 200 numaralı otobüs, Antibes’den de geçiyor, ama bu yol yaklaşık 1 saat sürüyor. Vaktiniz kısıtlıysa trene binmenizi tavsiye ederim (Nice-Cannes arası ise otobüsle 2 saat). Burası, Picasso’nun bir süre yaşadığı ve ilham aldığı söylenen şehir. Kaldığı “Chateau Grimaldi” şimdilerde bir müze ama öğle tatiline girip, saat 2’de açılıyor. O yüzden kaçırdım. Biraz şehir merkezinde dolaşıp, plaja gittim 🙂

Aynı rota üzerinde olan Cannes’a da uğradım tabii Antibes sonrası. Cannes bence bu bölgenin “görülmese de olur” şehirlerinden biri. Aslında hepsi bir süre sonra birbirine benzer geliyor ama Cannes’ın etkileyici bir yanı yok, sadece plajı Nice’e göre daha güzel. Kongre merkezi boyunca güzel cafeler ve mağazalar var, oralarda dolanmak keyif verebilir bir de.

Ne yenir:

Midye-patates ikilisi (ben mide yemesem de) çoğu kişinin tercihi. Yumurta, ançuez ve ton balığından oluşan Niçoise salatası da ilginizi çekebilir; yumurta sevmeyen biri olduğum için ben yemiyorum. Bu yüzdendir ki fotoğraflarımda hep pizza görüyorsunuz 🙂

Tekrar gider miyim:

Evet! Ki gittim de. Her ne kadar pahalı olsa da Fransa’yı çok seviyorum, 1-1,5 sene ara verip yine tatil için giderim.

Nice Limanı

 

 

 

 

 

 

Yorum Yap

E-mail adresiniz gösterilmeyecektir.