Prag

ÇEK CUMHURİYETİ,
Prag seyahatini Haziran ayı içerisinde gerçekleştireceğim geziye dahil etmiştim. İstanbul’dan Amsterdam’a uçtum ve ardından Eurolines otobüsleri ile Prag’a geçtim. Şehirde 3 gün kaldım, ki bence yeterliydi.

Nerede kalmalı:
Hostelim, meşhur “astronomik saate” 200 adım uzaklıktaki Prague Square Hostel’di. Temiz ve oldukça merkeziydi. Atmosferi çok da ilgimi çekmedi ama merkezi hostel arayanlar tercih edebilir.

Ne yapmalı:

Sandeman’s klasik yürüyüş turlarını tavsiye ederim. Prag görece ufak bir şehir olduğu için neredeyse her turistik noktaya yürüyerek ulaşılabiliyor. Bu turla neredeyse tüm merkezi noktaları gezdik.

Meşhur Charles Bridge, hem gece hem gündüz ziyaret edilecek bir nokta. Bazen yeni evli çiftleri fotoğraf çektirirken göreceksiniz.

Vaktiniz varsa, hop-on hop off otobüslere binebilirsiniz. Prague kalesine çıkmak ve manzara için tercih edilebilir bir seçenek.

Prag’daki meşhur aktivitelerden biri olan bira turuna katıldım. Tabii bira içmek için ayrıca bir de tur parası ödemek çok akıl karı gelmiyor ama bira üretim yerlerini ve tarihi barları da gezdiğimiz için tavsiye edebileceğim bir aktivite. Bira üretim sürecini görüyor ve çoğunun tadına bakabiliryorsunuz. Benim favorim oldgott birası oldu.

Tekrar gider miyim:
Pek sanmıyorum…Belki Karlovy Vary’e geçmek için yine 1 gün ayırabilirim. Prag, sevilen bir şehir olmasına rağmen, bana çok çekici gelmedi. Maalesef aynı duyguyu Berlin ve Budapeşte’de de yaşamıştım. Akdeniz insanı olduğumu gezdikçe çok daha iyi anlıyorum. Orta Avrupa rotasında şimdiye tek sevdiğim şehir Viyana oldu.

John Lennon Duvarı


Franz Kafka Müzesi

Yorum Yap

E-mail adresiniz gösterilmeyecektir.